|
Malpraktis son 30 yılda özellikle bazı gelişmiş ülkelerde ve son yıllarda da tüm dünyada tartışılan, etik, hukuki, tıbbi, eğitimsel ve yönetimsel yönleriyle çok yönlü, çok boyutlu bir konudur. Kısaca bir işi profesyonel olarak yapan kişilerin hatalı uygulamaları, bilgi, beceri ve özen eksiklikleri ya da ihmalleri sonucu hizmet alanın zarar görmesidir. Türkiye’de de son 10 yıl içinde konu çeşitli boyutlarda tartışılmaya başlanmış ve çözüm arayışları süren dinamik bir sürecin yaşandığı izlenmektedir.
1-Hekimin risklerini ve sonuçlarını bilerek hastasına bir tedaviyi ya da ameliyatı uyguladığı durumlarda olduğu gibi “kastın” söz konusu olduğu durumlar
2-Hastanın kasten değil, büyük ve açık bir “ihmal” sonucu zarar gördüğü durumlar,
3-Hastanın zarar görmesine yol açan durumun, önceden giderilmesi gereken bir “bilgi eksikliğinden, bilgisizlikten” kaynaklandığı durumlar.
Dünya Tabipleri Birliği'nin (The World Medical Association) 1992 yılında, 44. Genel Kurulu'nda kabul ettiği "Tıpta Yanlış Uygulama" konulu duyurusunda tıbbi uygulama hatalarını "hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zarar" olarak tanımlamıştır. Dünya Tabipleri Birliğini bu açıklamayı yapmaya zorlayan faktör; bu konuya ilişkin davaların sayısının çok artışıdır .
Tıbbi uygulama hataları çok farklı boyutlarda ve her tür operasyonel işlemde meydana gelebilecek bir olgudur. Tıbbi uygulama hatalarının bilimsel çalışması yapılırken hataların kategorize edilmesi ilk aşamayı oluşturmaktadır. Yapılan hataları şu alt başlıklarda incelemek mümkündür.
1-Yargı hatası: bilgi Eksikliği, kasıt, ihmal
2-Mekanik Hatalar: ekipmanla ilgili
3-Teknik hatalar: tıbbi tekniği uygularken oluşanlar
4-Beklenti hataları
5-Sistem hataları
Tıbbi Uygulama hatalarına farklı bir yaklaşım da olguları klinik, tıbbı etik ve hukuksal prosedür açısından değerlendirmek ve incelemektir.
|