DÜZEYLER
1.DÜZEY
1.1 MAKRO
1.2 MEZO
1.3 MİKRO

2.DÜZEY

2.1 WHO ICPS
2.2 JCI
2.3 JC
3.DÜZEY (6 KAPSAM)

KAPSAM 1

KAPSAM 2

KAPSAM 3

KAPSAM 4

KAPSAM 5 (5 AŞAMA)
1 AŞAMA
2 AŞAMA 6 MODEL
3 AŞAMA
4 AŞAMA
5 AŞAMA

KAPSAM 6

REHBER ÖNERİLERİ

EN YENİLER

EĞİTİM

Kongre intibaları

İletişim

 
 

KAN BANKALARINDA BİYOEMNİYET

Kan bankası laboratuarlarında kul­lanılan teknik yöntemlerin kalite kontrolü kadar, bu merkezde çalışan laboratuar teknisyenleri başta olmak üzere, genel hizmetliler, bakım ve onarım teknisyenleri ile gönüllüler (donör) dâhil, kanla temas etme olasılığı olan tüm kişilerin sağlığı ve güvenliği de çok önemlidir.

Kan bankası personeli enfeksiyon riski ile daima karşı karşıya olduğundan, kan merkez­lerinde emniyetli çalışma metotları ve güvenlik programı hazırlanmalı, uygulanmalı ve takip edilmelidir. Uygulamanın başarısı, hastane yönetiminin güvenli bir iş ortamını hazırlaması kadar bu ortamda çalışanların koruyucu önlemlere titizlikle uymasına da bağlıdır.

Kan bankası çalışanlarının (özellikle bir hastane bünyesinde yer alan kan bankası per­sonelinin) sağlıklarını tehdit eden üç faktör vardır:

  1. Mikroorganizmalar
  2. Çeşitli kimyasal maddeler
  3. Radyasyon

Bunlardan ilk ikisi özellikle kan bankası ve laboratuar personelinin karşı karşıya kaldığı riskleri ifade eder. Çeşitli yollarla bulaşabilen mikroorganizmaların yol açtığı enfeksiyon hastalıkları bu bölümlerde çalışan­ların yakalanabileceği ve de sıklıkla yaka­landığı hastalık grubunu oluştururlar. Kan ve kan ürünlerinin materyal olarak kullanıldığı kan bankalarının çalışanları genel iş güvenliği kurallarına ilave olarak mikroorganizmalarla olabilecek bulaşmalara karşı da gerekli önlem­leri almalıdırlar. Kan ve kan ürünleri ile bulaşa-bilen ve Tablo 1.de yer alan bakteri, virüs ve parazitler güvenli çalışma ortamının sağlan­madığı ünitelerde görev yapanlar için her zaman bir tehlike oluştururlar.

Bunların arasında ülkemiz için Hepatit B virüsü ayrı bir öneme sahiptir. Çeşitli sero-prevalans çalışmaları ülkemiz genelinde toplumun % 4-11' inin (yaklaşık 3 milyondan fazla insan) hepatit B virüsü yüzey antijenini taşıdığını, genel popülâsyonun en az % 40 'nın da hepatit B virüsü ile enfekte olduğunu göstermektedir. Hepatit B ile savaşta gerek toplumun değişik kesimlerinin özverili mücade­lesi gerekse kamuoyunun bu konudaki duyarlılığına rağmen sağlık çalışanları arasın­da HBV nedense AİDS etkenleri olan HIV virüsleri kadar dikkatleri çekmemekte ve ilgi bulmamaktadır. Oysa HBV ve HIV bulaşıcılığı yönünden bir karşılaştırma yapılacak olursa Hepatit B'nin laboratuarlar ve kan bankaları personeli başta olmak üzere bütün sağlık çalışanları için ne kadar büyük bir tehlike taşıdığı ortadadır (Tablo 2)

Tablo 1: Kan ve kan ürünleri yolu ile bulaşabilen mikroorganizmalar

Hepatit B Virüsü (HBV)

Hepatit C Virüsü (HCV)

Hepatit A Virüsü (HAV)

Delta Hepatiti Virüsü (HDV)

HIV-1 ve HIV-2 Virüsleri

HTLV-I ve II Virüsleri

Plasmodium falciparum

Salmonella typhi

Treponema pallidum

Prionlar (Creutzfeldt-Jakob prionu)

Biyoemniyet: Kan bankası çalışanlarının Biyoemniyet denildiğinde, kanın materyal olarak kullanıldığı durumlarda tüm personelin bunlar aracılığı ile bulaşabilen enfeksiyon hastalıklarından korunması ve güvenliği anlaşılır. Söz konusu Biyoemniyet önlemleri:
a.  Eğitim
b.  İmmünoprofilaksi
c.  Güvenli çalışma ortamı
d.  Tıbbi atıkların yok edilmesi olarak özetlenebilir.

Biyoemniyet önlemleri sadece kan bankası çalışanlarını değil bütün hastane per­sonelini ve hastane ortamı ile ilgili herkesi içine alacak şekilde genişletilmeli ve şu personeli kapsamalıdır:

  1. Doktorlar (Özellikle cerrahi branşlar)
  2. Hemşireler
  3. Ameliyathane Personeli
  4. laboratuar Teknisyenleri
  5. Hemodiyaliz Personeli
  6. Kan Bankası Personeli
  7. Hastabakıcılar
  8. Temizlik Personeli
  9. Genel Hizmetliler
  10. Büro elemanları
  11. Sekreterler
  12. Bakım-Onarım Personeli
  13. Ziyaretçiler. Gönüllüler (Donörler vs)

Dünyada

HBV

HIV

Enfekte

 

2 milyar

Taşıyıcı

350 milyon

10-12 milyon

Sıklık

4-11/100

500/1.000.000

Enfeksiyöz partikül(ml’de)

10A 8

0-10 M

Bulaş İçin gerekli kan

0.4 mikrolite

100 mikrolite

Kontamine iğne batmasi ile

 

 

Bulaş riski

% 7-30

% 0.5

Aşı

VAR

 

 EĞİTİM

Eğitim, Biyoemniyet önlemlerinin en önemli basamağıdır. Kan, vücut sıvıları ve dokular ile temas eden yada etme olasılığı olan herkese verilmelidir. Eğitim :

  1. Yeni personel işe başlamadan önce verilmelidir.
  2. Düzenli aralıklarla (yılda bir kez) tekrar edilmelidir.
  3. Çalışma ortamında risk yaratan her­hangi bir değişiklik (kaza, yeni donanım ve sis­temlerin devreye girmesi, hastane enfeksiyon­larında artış vs) olduğunda tekrar edilmelidir.
  4. Güvenlikle ilgili yeni bir bilgi ortaya çık­tığında verilmelidir.

Hastane ve kan bankası personeline çalıştıkları ortamdan kendilerine bulaşabilen enfeksiyon hastalıklarının neler olduğu, bun­ların hangi mikroorganizmalarla ve hangi yol­lardan bulaştığı, belirtileri ve olası komplikasy-on ve sonuçları anlatılmalıdır. Söz konusu enfeksiyon hastalıklarından korunmada alı­nacak önlemler çeşitli uyarı ve işaretlerle, yazılı metinlerle personele verilmelidir. Koruyucu malzemenin neler olduğu, nasıl kul­lanılacağı, dezenfeksiyon ve dekontami-nasyonda hangi maddelerin nasıl kullanılacağı uygulamalı olarak anlatılmalıdır. Eğitimin en önemli bölümlerinden olan herhangi bir olası tıbbi bulaşmadan veya kazadan sonra neler yapılacağı sistematik olarak önceden belirlen­meli, bu konuda personelin her zaman, süratle sağlıklı bilgiye ulaşmada kendisine yardımcı olacak ilgili uzmanlar o kurumda görevli olmalıdır.

Eğitim, hastane enfeksiyon kontrol komitelerinin temel görevlerindendir. Komiteler eğitimin planlama uygulama ve denetim aşa­malarında aktif görev almalıdır. Enfeksiyon kontrol komiteleri tarafından işe yeni başlayan personelin gerekli tıbbi ve laboratuar kontrol­leri yapılmalı, hastane personelinin ve kan bankası personelinin periyodik kontrol ve tara­maları planlanmalı, olası kazalarda tutulacak bir izlem formu düzenlenmelidir. Ayrıca has­tanelerde kullanılacak dezenfektan, antiseptik ve temizlik maddelerinin neler olması gerektiği, hangi amaçla nerelerde kullanılacağı, tıbbi atıkların ünite içinde toplanma, taşınma ve geçici depolanmasında izlenecek yöntemler ve görevlendirmenin nasıl yapılacağı konuları da komitenin görevleri arasındadır.Eğer kan bankası bir hastane bünyesinde yer almıyor ise yukarıdaki önlem­ler ilgili kan bankası sorumlu hekimi tarafından alınmalı ve izlenmelidir.

Eller ve enfeksiyonlardan korunma
Enfeksiyonların bulaşmasında eller en önemli rolü oynarlar. Çünkü eller ve parmaklar en sık yaralanan ve günlük çalışma sırasında en çok kirlenen organlardır. En sık yapılan el temasları eller ile yüz, ağız, göz ve burun arasında gerçekleşir. Bazı kötü alışkanlıklar (tırnak yeme, burun karıştırma vb.) da bu temasların daha sık tekrarında önemli rol oynar. El yıkama gibi her ortamda kolaylıkla yapılabilecek bir uygulamanın sağlık perso­nelini enfeksiyonlardan korumada ne kadar gerekli olduğu ortadadır. El yıkamada şu tip sabunlar kullanılabilir:

  1. Normal Sabun: Günlük kirlenmede etkilidir. Mutlaka sıvı olmalıdır. 1 ml.lik miktar yeterlidir.
  2. Antibakteriyel Sabun: Kan ve vücut sıvıları ile temas varsa kullanılır. Klorhekzidin, alkol veya iyot ile karıştırılmış haldedir. 3-5 ml.lik miktar yeterlidir.

İster normal ister anti bakteriyel olsun sabunla el yıkanmasında dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  1. Eller en az 10 - 15 saniye sabunla ovuşturulmalıdır.
  2. Tırnak altları temizlenmelidir.
  3. Durulama işlemi akan su altında yapıl­malıdır.
  4. Kurulama kâğıt havlu ile yapılmalıdır.
  5. Musluk ellerin kurulandığı bu havlu ile kapatılmalı ve ayakla açılan çöp kutusuna atıl­malıdır.
  6. Hastane genelinde ve kan bankalarında kritik noktalarda ellerin yıkanması için gereken düzenek (lavabo, şebeke suyu akan musluk, sıvı sabunluk, kâğıt havluluk, ayak pedalı ile açılan çöp kovası) sağlanmalı ve bunlar yeter­li sayıda olmalıdır.

El yıkama ne zaman gereklidir?

  1. Kan ve vücut sıvıları ile bulaşma olduğunda hemen
  2. Hasta muayenesinden önce ve sonra
  3. Invaziv girişimlerden önce ve sonra
  4. Deri lezyonları, göz ve mukoza ile temastan sonra
  5. Tuvaletten çıkarken
  6. Eldiven çıkarıldıktan sonra
  7. İş bitiminden sonra
  8. Çalışma alanını terk ederken
  9. Yeme, içme, sigara ve makyajdan önce ve sonra

 Giysiler
Güvenli çalışma ortamının sağlanmasın­daki basamaklardan biri koruyucu iş elbiselerinin giyilmesidir. Bunlar:

  1. İş gömleği
  2. Eldiven
  3. Gözlük
  4. Maske
  5. Güvenlik perdesi ve kabinidir.

İş gömleği: Su geçirmez kumaştan yapılmış olmalı, uzun kollu olmalı, yakası daima ilikli tutulmalı ve bulaşma olduğunda derhal çıkarılmalıdır, özellikle kan bankası ve laboratuar çalışanlarının giysileri iki parçadan oluşmalı, üst parça yakasız, kısa kollu ve rahat dikimli olmalıdır. Çalışma alanından ayrılırken gömlek çıkartılmalı ve çalışma alanında bırakılmalıdır. Hastanelerde görmeğe alışık olduğumuz manzaralardan biri çalışanların (doktor, hemşire, hastabakıcı vs.) kendi çalış­ma ortamlarında giydikleri iş önlükleri ile her yerde dolaşmaları, her yere rahatlıkla girip çık­maları hatta yemekhaneye dahi bu kıyafetleri ile gelmeleridir. Doğaldır ki hastane idareleri personelin sık giysi değiştirebilecekleri, yıkan­abilecekleri önlemleri almaları ve bunlar için yeteri kadar soyunma kabinleri ve bölümleri, duş ye yıkanma odaları sağlamaları gerekir. İş önlükleri ve giysileri ile yemekhane, toplantı salonu, dinlenme odası, depo gibi yerlere gidilmemelidir. Önlükler hastanede yıkanmalı, ütülenmeli, eve götürülmemelidir.

 

Eldiven: Kan ile temas olasılığı bulunan her durumda (kan alma, parmak delme, mukoza muayenesi, her türlü cerrahi girişim, kan torbası ve tüplerini açma vs.) giyilmelidir. Delinme, yırtılma ve kirlenmede hemen değiştirilmelidir. Eldiven takılı iken kesinlikle temiz yüzeylere dokunulmaz. Eldivenler tek kullanımlıktır, yıkamaya veya dezenfekte etm­eye kalkışılmaz. İşi bittiğinde tıbbi atık torbası­na atılır ve mutlaka eller yıkanır.

Maske ve gözlük çalışma ortamına ve işin özelliğine göre ve tek kullanımlık olarak giyilir.

Mikrobiyolojik güvenlik kabinleri
Mikrobiyoloji laboratuarlarında çalışanların ve ortamın güvenliği açısından kullanılması zorunlu donanımlardır.

GÜVENLİ ÇALIŞMA ORTAMI

Tanısal ve tedaviye yönelik tüm tıbbi gi­rişimler, kan ve vücut sıvıları ile ilgili işlemler (laboratuarlar, kan bankaları vs) yalnızca ilgili personelin girebileceği, ziyaretçilere kapalı ve korunaklı özel çalışma alanlarında yapıl­malıdır. Bu alanlar:

  1. Yiyecek servislerinden uzak olmalıdır.
  2. Çocukların girmesi yasaklanmalıdır.
  3. Kolay havalandırılabilir olmalıdır.
  4. Yer döşemesi pürtüksüz ve kolay temizlenebilmelidir.
  5. Gerekli güvenlik uyarıları asılmış olmalıdır.
  6. Musluk, akarsu, lavabo ve dezenfek­tanlar bulunmalıdır.
  7. Tıbbi atık kovaları hazır bulunmalıdır.
  8. Tezgâh üstleri dayanıklı, absorbe etme­yen malzemeden yapılmış olmalıdır.
  9. Mesai bitiminde veya her iş bitiminde yerler deterjanlı su ile temizlendikten sonra 1/10 oranında sulandırılmış çamaşır suyu ile dezenfekte edilmelidir.

 

Güvenli Çalışma Ortamındaki Yasaklar:

  1. Çalışma alanlarında yemek, içmek, sigara içmek, makyaj yapmak
  2. Çalışma alanlarına ziyaretçi kabul etmek
  3. Çalışma alanlarındaki dolaplara yiyecek-içecek koymak
  4. Kanlı materyale dokunmak
  5. Ağız, göz, muköz membranlara dokun­mak
  6. Kanlı materyali evsel atık kabına atmak
  7. Ağızla pipetleme yapmak
  8. iş gömleği ile dışarılarda gezmek
  9. Çalışma sırasında yüzük, kolye, bilezik vs. gibi takılar takmak

Kan Bulaşmasında Dekontaminasyon Nasıl Yapılır ?

  1. Kanla kirlenen giysi hemen çıkarılır, koruyucu giysi giyilir.
  2. Kalın iş eldiveni takılır.
  3. Kan bir kâğıt havlu yardımı ile absorbe edilir.
  4. Aerosol oluşmuş ise 30 dakika beklenir.
  5. Cam kırığı varsa fırça ile süpürülür.
  6. Deterjan ile temizlenir.
  7. Dezenfektan (10 kez sulandırılmış çamaşır suyu) dökülerek 15-20 dakika bek­lenir.
  8. Bir yüzey dezenfektanı ile kurulanır.
  9. Bu işlem sırasında kullanılan tüm materyal tıbbi atık çöpüne atılır.

Çalışma alanlarının dezenfeksiyonu:

Kan merkezi laboratuarları ve donör odaları kesinlikle temiz tutulmalı, günlük iş biti­mi sonunda veya her şift değişiminde yerler deterjanlı su ile temizlenmeli, çalışma tezgâhları deterjanlı su ile temizlendikten sonra kimyasal dezenfektan kullanılarak silinmelidir.

En uygun kimyasallar %5lik sodyum hipoklorid (çamaşır suyu) ve gluteraldehit olup, etanol ve izopropionol de kısmen kul­lanılabilir. Kimyasal dezenfektanlar doğru oranda, gerektiği kadar günlük hazırlanmalı ve sulandırılmış solüsyonlar dayanıklı olmadığın­dan gereksiz sarfiyatlardan kaçınılmalıdır.

Hipoklorid solüsyonu, ucuz olması, virüs ve bakterilere etkinliği nedeniyle kan merkez­lerinde kullanılan en etkili dezenfektanlardan biridir. Hipoklorid çözeltisi hazırlanırken klor konsantrasyonu 10 000 ppm ( %1 hipoklorid ) olmalıdır. Hipoklorid çözeltisi dayanıksız kimyasal olduğundan günlük taze hazırlanmalı ve sulandırıp stok solüsyondaki klor kon­santrasyonuna göre yapılmalıdır. laboratuar kullanımı için hazırlanan sıvı sodyum hipok­lorid % 15-16, evlerde beyazlatıcı olarak kul­lanılan sıvı hipoklorid % 3-5 ve granüle hipo­klorid % 65 konsantrasyondadır. Ayrıca hipo-kloride alternatif olarak % 2 konsantrasyonda gluteraldehit ya da %70 etanol veya isopro-pionol kullanılabilir. Hipokloridin metalleri bozma özelliği olduğundan, metal kaplar kul­lanılmamalı, pipet ve seroloji tüpleri gibi dezenfekte edilecek malzemeler plastik bir kap içine konarak en az 30 dakika tutulmalıdır. Dezenfekte edilecek malzemeler dezenfektan­la direk temasa getirilerek, bu malzemeler üzerinde kaplama, parafin, yağ ve hava kabar­cığı olmamalı ve tüm yüzey dezenfektanla tamamen temas halinde olmalıdır. Laboratuarda kullanılan malzemeler hipoklorid ile dezenfekte edildikten sonra az miktarda deter­janla tekrar yıkanmalı ve bol su ile durulan­malıdır. Tüm dezenfektanlar belirli oranda pro­tein, lastik, plastik ve deterjan gibi maddelerle inaktive olduklarından, dezenfeksiyon sırasın­da bu durum göz önünde bulundurulmalıdır.

Santrifüj sırasında tüp kırılması, kan tor­basında sızıntı veya patlama şüphesi olursa santrifüj derhal durdurulmalı ve kapak 30 dakikadan önce açılmamalıdır. Eğer kan tor­basında patlama veya sızıntı santrifüjün açıl­ması sırasında fark edilmiş ise kapak derhal geri kapatılmalı ve 30 dakika sonra açılmalıdır. Santrifüj içinden cam parçaları forsepsle toplanmalı, kırılan tüp, cam parçaları, godeler ve rotor gluteraldehit solüsyonunda bir gece bekletilmelidir. Santrifüj dezenfektanla silinip kurumaya bırakılmalı, rotor ve godeler dezen­fekte edildikten sonra bol suyla çalkalanarak kurutulmalıdır. Genel prensip olarak bu işlem­ler sırasında kalın iş eldiveni giyilmelidir.

TIBBİ ATIKLAR

20.Mayıs.1995 tarihli Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği sağlık kuruluşlarından kaynaklanan tıbbi atıkların halk sağlığına ve çevreye zarar vermeden ayrı olarak toplan­ması, geçici depolanması, taşınması ve nihai bertaraflarının sağlanmasına yönelik idari, teknik ve hukuki hükümler içermektedir. Yönetmelikteki tarife göre tıbbi atıklar:

  1. Hastalık etkenleri bulaşmış veya bulaş­ması olası insan doku ve organları
  2. Kan veya plasenta bulaşmış her türlü atık
  3. İzolasyon atıkları (sargılar, bandajlar, bantlar, alçı bezleri vs.)
  4. Tek kullanımlık çamaşırlar (ameliyat önlükleri, eldivenler, çarşaflar vs.)
  5. Sonda setleri, kesiciler (enjektörler, kanüller, kesici cerrahi aletler, ampuller vs.)
  6. Dışkı ve bunlarla bulaşmış eşyalar
  7. idrar kapları
  8. Bakteri ve virüs tutucu hava filtreleri
  9. Bakteri kültürleri
  10. Acil servis, intaniye kliniği atıkları
  11. Deney hayvanları leşleri
  12. Kan ve kan ürünleri
  13. Bakteri ve virüs tutucu hava filtreleri
  14. Diyaliz ünitesi atıkları'ndan oluşur.

 

İlgili Yönetmeliğe Göre Sağlık Kuruluşlarının Yükümlülükleri Şöyle sıralanmaktadır:

  1. Tıbbi atıklar evsel atıklardan ayrı toplanmalı ve taşınmalı
  2. Geçici olarak depolanmalı
  3. İlgili personelin eğitimi sağlanmalı
  4. Kazalarda alınacak önlemler belirlen­meli
  5. İnsan sağılığına ve çevreye zarar ver­meden bertaraf edilmeli

Yönetmeliğe göre atıkların toplanması aşağıdaki gibi yapılır:

Tıbbi Atıklar — Kırmızı torbalarda,

Evsel Atıklar — Mavi Torbalarda,

Kesici Delici Tıbbi Atıklar —Sarı renkli sert plastik kaplarda

Tıbbi Atıklar Nasıl Toplanır ?
Bu iş için ayrılan ve eğitilen personel tarafından evsel atıklardan ayrı olarak toplanır.Tıbbi atıklar hastane içinde bu atıkları üreten ilgili birimlerde (kaynağında) delinmeye ve taşınmaya dayanıklı, 150 mikron kalınlığın­da, uyarıcı işaret ve yazı baskılı sağlam kırmızı plastik torbalara konur.Torbaların ağzı sıkıca bağlanır.Torbalar kesinlikle sıkılmaz, sıkıştırıl­maz.Her bir torba yine aynı özelliğe sahip kırmızı renkli ve üzerinde görülebilecek büyük­lükte ve her iki yüzünde yazılı "DİKKAT TIBBİ ATIK" ibaresini taşıyan başka bir torbaya konur. Gerekli görüldüğünde üçüncü bir tor­baya konarak kesin sızdırmazlık sağlanır.

Kesici ve Deliciler: Taşınma sırasında torbalarda delinme ve yırtılma riski yaratan enjektör, kanül, cerrahi alet, ampul, cam kırık­ları ve diğer kesici ve deliciler sarı renkte kırıl­maya, delinmeye dayanıklı, üzerinde enfekte atık ibaresi bulunan dayanıklı plastik kaplara konur ve bağlanır. Kırmızı renkli torbalar ve sarı renkli dayanıklı plastik kaplar hiçbir şekilde geri kazanılmaz ve tekrar kullanılamaz. Mikrobiyoloji laboratuarı atıkları, kan merkezi atıkları dayanıklı torbalar içinde buharlı otoklavda sterilizasyon işlemine tabi tutulur.

Tıbbi Atıkların Hastane İçinde Taşınması:

  1. Özel nitelikli turuncu renkli elbise giyen görevli personel tarafından yapılır.
  2. Atık torbaları tekerlekli, paslanmaz çelikten yapılmış ve bu iş için ayrılmış araçlar ile taşınırlar.
  3. Atık bacaları ve yürüyen şeritler kul­lanılmaz.
  4. Evsel atıklar ile tıbbi atıklar aynı anda bir araca yüklenmez.
  5. Atık taşıma araçları haftada en az bir kez dezenfekte edilir.

Tıbbi Atıkların Geçici Depolanması

  1. Hastane içinde çeşitli ünitelerden toplanan atıklar Geçici Tıbbi Atık Deposu'nda veya aynı işlevi görecek konteynerlerde depolanır.
  2. Depolanan tıbbi atıklar belediye aracı tarafından bertaraf sahasına taşınmadan önce 48 saatten fazla olmamak kaydı ile geçici tıbbi atık deposunda bekletilebilir.
  3. Geçici Tıbbi Atık Deposu görevlisi deponun işletilmesinden ve kontrolünden sorumludur.
  4. Bir hastane bünyesinde yer almayan kan bankaları geçici tıbbi atık deposu işlevini gören, kilitli konteynerlerde tıbbi atıklarını depolayabilirler.

Tıbbi Atık Kazalarında Alınacak Önlemler

  1. Tıbbi atıkların toplanması sırasında kırmızı torbalardan biri patlar yada delinirse dökülen enfekte atıklar eldiven takmış görevli personel tarafından başka bir torbaya alınır ve yere dökülen sıvı enfekte atıklar kuru sistem ile dezenfekte edilir.
  2. Taşıma araçlarından birinde torba pat­ladığı takdirde taşıma aracı boşaltılır ve kuru dezenfeksiyon yapılır.
  3. Kesici ve deliciler özel olarak bertaraf edilir. Hiçbir zaman el ile bükülmez, kırılmaz, başlık yada kılıfı çıkarılmaz. Kesici yaralan­malarında veya iğne batmalarında gereken tıbbi yara bakımı yapılır ve ilgili uzmana danışılarak gerekirse koruyucu aşılar yapılır.

4.Kırık camları almak için faraş ve
süpürge kullanılır.

  1. Enfekte atıkların toplanması ve taşın­ması ile görevli personel koruyucu eldiven ve elbise giymek zorundadır.
  2. Potansiyel enfekte alanlarda hiçbir zaman yemek yenmez, sigara içilmez, kozmetik kullanılmaz.

Hastane Çalışanlarının Tıbbi Yaralanmaları
Tıbbi iş kazalarının : % 25: Parmak Kesisi ,% 10 : Bıçakla yaralanma % 9.5’u, enjektör iğnesi ile oluşmaktadır. ABD'de yılda 800.000 mesleki iğne yaralanması meydana gelmekte ve iğne yaralanmalarının da % 40'ı iğne kapatılırken olmaktadır.

Tıbbi Yaralanmalardan Korunmada Neler Yapılmalıdır?
1.          Eğitim
2.iğne ve enjektör pipet yerine kullanılmaz
3.          Kontamine iğne ve kesiciler:

  1. Çıplak el ile tutulmaz
  2. Tek el ile tutulur
  3. Kapalı ise açılmaz
  4. Açık ise kapatılmaz
  5. Eğilip bükülmez
  6. İşi bitince kesici-delici tıbbi atık kabına atılır.

Yaralanmalarda İlk Yardım ve İzlem
Yaradan kan akıtılır
Bol su ve sabun ile yara yıkanır
İyot ile dezenfekte edilip su geçirmez band ile kapatılır
HBV ile bulaş riski varsa HBIG ile pasif immünizasyon ( 0.06 ml/kg IM ) yapılır.
Aynı anda Hepatit B Aşısı ile aktif immünizasyon yapılır (0-1-6 veya 0-1-2-12 aşı şeması)

  1. Antikor oluşumu izlenir.
  2. Karaciğer fonksiyonları izlenir.
  3. HIV ile bulaş riski varsa
  4. AZT ile profilaksi yapılır.
  5. Tetanoz yönünden de yaralanmanın ve kişinin immünizasyon durumuna göre hareket edilir.

Derleyen: Ayşe Çam Şişman: Toyotasa Hastanesi Kan Merkezi Sorumlusu

 

 

 

     
 
 

 

 

www.hastaguvenligimiz.com